Gaziantep 1 Şubesi

55. Başkanlar Kurulu sonuç bildirgesi

55. Başkanlar Kurulu sonuç bildirgesi

Eğitim-Bir-Sen 55. Başkanlar Kurulu Toplantısı Antalya’da yapıldı. Sendikal çalışmaların değerlendirildiği, eğitim çalışanlarının sorunlarının ve sorunların çözümüne ilişkin önerilerin görüşüldüğü, istişarelerin yapıldığı toplantıda şu kararlar alındı:

-Küresel kötülüğün ve emperyalizmin terörü savaş aracı olarak kullandığı günümüz dünyasında, terörün ve her türlü şiddetin politika aracı olarak kullanılmasına karşı çıkıyor; ülkemize ve insanımıza yönelik her türlü terör saldırısını şiddetle kınıyoruz. Terör eylemlerinde ve terörle mücadelede hayatını kaybeden şehitlerimize bir kez daha Allah’tan rahmet, ailelerine, yakınlarına ve milletimize sabır ve başsağlığı diliyoruz.

-Anayasa değişikliği konusunda gösterilen irade ve kararlılık, temel hak ve özgürlüklerin genişletilmesi ve güvence altına alınması açısından yeni bir fırsat ortaya koymaktadır. Anayasa değişikliği çalışmaları, kamu görevlilerinin hak ve güvencelerini yeniden ele almalı, sendikal haklar ILO normları seviyesine çıkarılmalıdır.
 

-Ekonomik alanda gerçekleşen daralma, artan fiyatlar, açıklanan enflasyon oranları ve piyasalardaki somut gerçeklikler dikkate alındığında, sabit gelire sahip kamu görevlilerinin alım gücünün düştüğü net bir şekilde görülmektedir. Kamu görevlilerinin ücretlerinde oluşan kayıpları, enflasyon karşısında düşen alım güçlerini telafi edecek adımlar atılmalıdır.
 

-4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu, emeğin değerini önceleyen bir yaklaşımla yeniden ele alınmalı; sendikal hak ve özgürlükler, örgütlenme ve toplu pazarlık hakkı güncel ihtiyaçlara cevap verecek şekilde geliştirilmelidir.
 

-6. Dönem Toplu Sözleşme ile karar altına aldırdığımız sözleşmeli personelin kadroya geçirilmesi konusunda somut bir adım atılması, hizmet sürelerine bakılmaksızın sözleşmeli personelin kadroya geçirilecek olması önemlidir. Yasal düzenleme taslağı bir an önce netleştirilerek kadroya geçirilenlerin yer değişikliği hakkı gibi belirsiz alanlar açıklığa kavuşturulmalı, beklentileri karşılayacak bir düzenleme hayata geçirilmelidir.

-Kariyer ve liyakat ilkesinin zorunlu bir gereği olan görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavları, kurumların takdirine ve yöneticilerin keyfî kararlarına bırakılmamalıdır. Görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavları tüm kamu kurumlarında periyodik bir şekilde yapılmalıdır.
 

Kamu personelinin mesleki ve kurumsal yükselme yolları açılmalı; özellikle toplu sözleşmede hüküm altına aldırdığımız, tüm üniversiteleri kapsayan, keyfîliği giderecek ve mesleki yükselmeyi tesis edecek merkezî bir görevde yükselme süreci başlatılmalıdır.
 

-Öğretmenlik Meslek Kanunu, öğretmenlerimizin beklentilerini ve ihtiyaçlarını karşılamalı, meslek kanunundaki değişiklik ve revizyon talebi göz önünde bulundurularak geliştirilmeye yönelik adımlar atılmalıdır.
 

-Eğitimcilerin yer değişikliği konusundaki talep ve beklentileri ‘Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Süreci: Tespitler ve Bir Model Önerisi’ raporumuzdaki gerçekler ve öneriler baz alınarak, adalet ilkesi çerçevesinde karşılanmalıdır.
 

-Eğitim kurumu yöneticilerinin özlük hakları, üstlendikleri pedagojik ve idari sorumluluklarla orantılı olarak geliştirilmeli; eğitim kurumu yöneticiliği ikincil görev olmaktan çıkarılmalı, statüleri güvenceye kavuşturulmalıdır.
 

-Eğitim hizmetinin eksiksiz ve amaca uygun yürütülebilmesinin, yönetici-öğretmen-idari personel sacayağı üzerinde mümkün olduğu bilinmeli; hizmetli, memur, şeflerimiz başta olmak üzere, genel idare hizmetleri ve yardımcı hizmetler sınıfı personelinin alın terinin karşılığı olarak mali ve özlük haklarında iyileştirmeler yapılarak görevde yükselme, unvan değişikliği ve yer değişikliği talepleri karşılanmalıdır.
 

-Büyük Türkiye vizyonuna katkıda bulunacak üniversitelerimizin; eleştirel düşünebilen, medeniyet değerlerine vakıf, dünyadaki gelişmeleri okuyabilen, vizyon sahibi fertler yetiştirmeyi hedefleyen, toplumsal kalkınmaya yönelik bilimsel bilgi üretiminin sağlanmasının yanı sıra, iş güvencesini esas alarak katılımcı bir yükseköğretim yönetimini önceleyen, “Yükseköğretimde Değişim ve Dönüşüm Beklentileri Öneriler” raporumuzdaki tespit ve öneriler ışığında yeni bir yükseköğretim kanununa ihtiyacı vardır.
 

-Sürdürülebilir bir bilimsel ve toplumsal bilgi üretimi, ülke kalkınmasını önceleyen bir yükseköğretim sistemi için iş güvencesine sahip bir akademik personel istihdamının zorunlu olduğu gerçeğinden hareketle, araştırma görevlileri başta olmak üzere, öğretim elemanlarının istihdam ve akademik yükselmelerinde kadro ve iş güvencesi sağlanmalıdır.
 

-Yükseköğretim sisteminin mevcut yapısının değiştirilmesi, idari personele üniversite yönetiminde söz hakkının tanındığı, akademik personele tanınan yükseköğretim tazminatı, geliştirme ödeneği, döner sermaye katkı payı gibi temel bazı özlük haklarından faydalandırıldığı, paylaşımcı ve katılımcı bir üniversite yönetimi anlayışıyla mümkündür.

-Toplu sözleşmede karar altına aldırdığımız ‘üniversite idari personelinin üniversitelerarası merkezî yer değişikliği’ talebiyle ilgili düzenleme yapılmalı, idari personelin üniversitelerarası merkezi yer değişikliğini sağlayacak bir sistem ivedilikle kurulmalıdır.
 

-2547 sayılı Kanun’un 13/b-4 maddesinin amacı dışında keyfî kullanılması, üniversitelerin kanayan yaralarından biridir. Bu maddeyle verilen yetkinin ve takdir haklarının sınırlarının çizilmesi ve denetlenmesi zorunludur.
 

-50/d maddesine dayalı atamaların asli istihdam yöntemine dönüşmesi hatasına son verilmesi konusundaki ısrarlı mücadelemiz, emeklerimiz ve çağrımız sonuç verdi. Düzenlediğimiz imza kampanyasının ve “Güvencesiz Meslek, Belirsiz Gelecek: 50/d, Tespit ve Öneriler” raporumuzda dile getirdiğimiz çözüm önerisinin dikkate alınması, 50/d’li araştırma görevlilerinin kadroya geçiş çalışması kapsamına dâhil edilerek 33/a kadrolarına geçirilecek olması önemlidir ancak yeterli değildir. Bütün akademik personelin iş güvencesini önceleyen bir istihdam şekli tesis edilmelidir.
 

-Karar alma yükümlülüğü ve hesap verme sorumluluğu bulunan il millî eğitim müdür yardımcısı, ilçe millî eğitim müdürü, millî eğitim ve üniversite şef ve şube müdürü kadrolarında bulunan yönetim hizmetleri grubundaki kamu personelinin mali haklarında, görev, yetki ve sorumluluklarıyla orantılı iyileştirme yapılmalıdır. 
 

-Alan değişikliği konusunda öğretmenlerimizin taleplerinin karşılandığı bir süreç bir an önce işletilmeli, alan değişikliği kalıcı bir usul ve esasa bağlanarak belirsizlik giderilmelidir.
 

-Eğitim uzmanı ve araştırmacı kadrolarına atanan kamu personelinin mesleki ilerleme ve özlük haklarını geliştirme hakları ellerinden alınmamalı, mali hak kayıplarını telafi edecek adımlar atılmalıdır.
 

-Kamu personeli rejiminde kademe/derece ilerlemesi ile ek göstergeyi irtibatlandıran bir süreç hayata geçirilmeli, her bir kadro unvanının birinci dereceye kadar inebilmesi sağlanarak birinci dereceye erişen kamu görevlilerinin ek göstergeleri en az 3600 olmalıdır.
 

-Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Eğitim Kurumlarına Yönetici Seçme ve Görevlendirme Yönetmeliği, dava konusu edilen unsurları gözetilerek revize edilmeli, mesleki tecrübe ve kazanılmış hakları koruyan bir görevlendirme esası benimsenmeli, yöneticilik azami görev süresi 12 yıla çıkarılmalıdır.
 

-Kurum maaş ödeme anlaşmaları ve banka promosyonları sürekli bir tartışma konusu olmaktan çıkarılmalı, bakanlık ve üniversiteler eliyle bütün personeli kapsayacak şekilde tek bir anlaşma yapılmalıdır.
 

-Kanuni bir dayanağı bulunmayan, liyakat ve kariyer ilkesine aykırı olan, eğitim müfettişliği mesleğine girişte uygulanan 35 yaş sınırı şartı kaldırılmalıdır.

-Kamu kurum ve kuruluşlarında daire başkanı olarak görev yapan kamu görevlilerine tanınan makam tazminatı hakkı, kamu üniversitelerinde aynı unvanla çalışan daire başkanlarına da tanınmalıdır.
 

-Yardımcı hizmetler sınıfı kaldırılmalı; bu sınıfta yer alan kadrolar, mali hakları iyileştirilerek, genel idare hizmetleri sınıfına alınmalıdır.
 

-Adalete dayalı bir dünya düzeni idealimiz, adaleti ve adil gelir dağılımını gerçekleştirme yönündeki umudumuz; terörün, iç savaşların, zulmün ve insani krizlerin son bulması yönündeki mücadele arzumuz, hak ihlallerinin olmadığı, insan açısından huzur, refah ve barışın sağlandığı bir coğrafya hasretimiz de, tüm bunların gerçekleşmesi yolunda verdiğimiz emek, gösterdiğimiz çaba, akıtacağımız ter de devam edecektir.
 

-Eğitim hizmet kolunun genel yetkili sendikası Eğitim-Bir-Sen, hak, emek ve özgürlük mücadelesini yeni zeminlere taşıyarak; üyelerinin ve eğitim çalışanlarının haklarının korunup geliştirilmesi, ülkemizde demokratik zeminin güçlendirilmesi ve emeğin saygınlığının artırılması için yerelden evrensele sendikal yürüyüşünü kararlılıkla sürdürecektir.